|
Diyabet - Şeker Hastalığının Kontrol ve Takibi |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
88 |
Kan şekeri ölçümü diyabetin izlenmesinde son derece önem taşıyor. Kan şekerindeki iniş çıkışların düzenli olarak takip edilmesiyle hem günlük yaşam daha da kolaylaşıyor, hem hekime medikal tedavide, hem de diyetisyene medikal beslenme tedavisinde yardımcı olunabiliyor. Özellikle son yıllarda teknolojinin ceplere sığdırdığı şeker ölçüm aletleri ile günde birkaç dakikanızı ayırarak kan şekerinizi kendiniz ölçmemiz mümkün.
Evde kan şekeri izleniminin başlanmasını diyabet tedavisinde devrim olarak nitelendirilmekte. Kan şekeri ölçümü, en başta diyabetli insanların hastalıklarını kontrol altında tutmak için hastane de harcadıkları zamanının azalmasına yardımcı oldu. Bununla birlikte, diyabetli kişi ve diyabet tedavisinde yer alan sağlık uzmanları için bir dizi uyum ve tedavi sorununa da yol açtı.
Diyabet tedavisinde sürekli kan şekeri takipleri, hekimin medikal tedaviyi planlamasında yardımcı. Çünkü, sürekli takipler, kan şekerinin aşağı-yukarı inip çıkarken yaptığı rahatsızlıkları önlemede avantaj sağlıyor. Böylece, bir yandan oluşabilecek ani şeker düşmesi (hipoglisemik reaksiyonlar) ya da gelişebilecek ani şeker yükselmesi sonucu asidoz tablosunun önüne geçilmiş oluyor.
İki önemli çalışma (Diyabet Kontrol ve Komplikasyon Çalışması ve İngiltere Prospektif Diyabet Çalışması) diyabetle ilişkili komplikasyonların azaltılması için kan glukoz düzeylerinin hedef alınması gerektiğini açık bir şekilde gösteriyor. Pek çok ülke, diyabette glukoz kontrolünde %7’nin altında HbA1c düzeyi gibi katı hedefler koyuyor.
Diyabet tedavisinde, bu hedeflere ulaşılmak için öncelikli açlık glukoz düzeyleri hedef alınıyor. Ayrıca, son çalışmalar öğün öncesi ve / veya sonrası glukoz düzeylerinin de önemli olduğunu vurguluyor. Bu, temelde Tip 2 diyabetli kişilere yoğunlaşan son bir çalışmayla destekleniyor ve bu çalışma özellikle hastalığın erken evreleri boyunca öğün sonrası kan glukoz (öğünden 2 saat sonra ölçülen kan şekeri) düzeylerinin HbA1c değerleri üzerinde önemli bir etkisinin olduğunu ileri sürüyor.
Kan şekerini olabildiğince normale yakın tutmak gerekli
Kan şekeri gün boyu devamlı olarak değişim gösterse de, kan şekerini olabildiğince normale yakın değerlerde tutmak gerekir. Gün içinde kan şeker değerindeki oynamalar, okyanusların iskelede yükselmesi ve alçalması ile karakterize gel-git olayına benzetilebilir. Herhangi bir günkü kan şekeri ölçümü ise, iskeleye vuran suların o anki durumunu gösteren bir fotoğraf gibidir. Sizin de görebileceğiniz gibi bu fotoğraf, suların gerçek düzeyini hiçbir zaman göstermeyecektir, tıpkı tek bir kan şekeri ölçümünün fazla bir şey ifade etmediği gibi. Tek bir kan şekeri ölçümü, tedavinin düzenlenmesinde yardımcı olamaz.
Eğer diyabetli bir kişi kendini iyi hissetmiyorsa, o an yapılacak bir test ile bu hissettiklerinin kan şekeri düşüklüğünden mi, yoksa yüksekliğinden mi kaynaklandığını gösterecektir. Hatta bazı dönemlerde fiziksel olarak bir değişim yaşanmasa da kan şekeri düzeyi o kadar iyi olmayabilir. Kan şekerinin hafif yükseldiği durumlarda diyabetli iyi şeyler hissedebilir ve sorunu fark etmeyebilir. Ancak ne yazık ki, bu seviyeden daha yükseğe çıktığında yaşanan tablo değişir ve uyku hali, yorgunluk gözlenebilir. Hatta ketozise, sonra da ketoasidoza kadar gidebilir. Bu noktada durumu erken fark etme problemi daha başında çözmeye yarar.
Sonuç için 1-2 dakika yeterli
Başta da belirttiğimiz gibi, diyabetli kişinin günde sadece birkaç dakikasının ayırarak kan şekerini kendisinin takip etmesi son yıllarda diyabet takibindeki en önemli ilerlemelerden biri olarak gösteriliyor. Bu gelişme sayesinde diyabetin tedavi planlaması kökünden değişime uğradı. Evde kan şekeri testi ile kişiler kendi diyabetlerini kontrol altına alarak, kendi metabolik durumunu anında öğrenebiliyor ve en önemlisi, diyabet tedavisinde ve yönetiminde pasif olmaktan çıkıp doktorlar ve diğer sağlık personelinden oluşan takımın bir parçası haline geliyor.
Kan şekerinin kontrolü sırasında, iki önemli noktayı hatırlamakta fayda var. Kan şekerindeki dalgalanmalar, birçok diyabetlinin aklını karıştırır. Kan şekeri, açlıkta düşük, tokluğun ilk yarım saati ile bir saati arasında en yüksek değerine ulaşır. Bir saatten sonra zamanla düşer.
On-onbeş yıl öncesine dek bir diyabetlinin kendi kan şekeri ölçümünü yapmak mümkün değildi. Diyabetliler, idrar şeker testi ile izleniyordu. Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunmaktaydı, idrarda şeker, kan şekeri kanda yükseldikten bir süre sonra çıkabilir. Daha önemlisi idrarda şeker testi, normal sınırın altındaki kan şekeri hakkında (örneğin hipoglisemide) bilgi vermez
|
Yorumlar |

|
|