|
Montignac ve "Şekeri Bırak" Yöntemi |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
93 |
Sağlıklı beslenerek ve hiç aç kalmadan zayıflama konusunda, Fransız beslenme üstadı Montignac’ ın bulguları bir devrim niteliğindedir. Michel Montignac, “Yedikçe Zayıfla” (Güncel yayıncılık) adı altında çıkan, yöntemini detaylarıyla anlattığı kitabında; tüm dünyada en kabul gören “düşük kaloriyle beslenerek” zayıflama metotlarına karşı çıkıyor ve deneylerle de kanıtlanmış bambaşka bir yöntemle büyük bir başarı kazanıyor.
Montignac yöntemini çeşitli yönleriyle irdelemeye geçmeden önce, kitabın Türkçe yazılan önsözünde, Cerrahpaşa Diyabet ve Metabolizma Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Mücahit Özyazar’ ın bu yöntemi destekleyici bir yazısının bulunduğunu söylemekte fayda var. Kitabın orijinal önsözünde ise, New Orleans’taki Mercy-Baptiste Hastanesi Kalp Cerrahisi Bölüm Başkanı Dr. Morrison C. BETHEA’nın; hastanelerinde Montignac yöntemi uygulamasıyla hastalarının hem zayıflamalarının, hem de kolesterol seviyelerinin yüzde 20-30’lara varan seviyelerde düşüşünün sağlandığını ve bu yöntemin kesinlikle çığır açıcı nitelikte olduğunu anlatan yazısı yer alıyor. Şeker hastalarının da bu yöntemden çok fayda gördükleri ve çoğunun ensülin iğnelerinden bu sayede kurtuldukları tespit edilmiş. Asıl ilginç olan ise, Dr. BETHEA’ nın daha sonraları, yanına ikisi doktor, üç uzman arkadaşını daha alarak, bu metodu daha da ileriye taşıdığını ifade ettiği yeni bir kitaba imza atmış olması: “ŞEKERİ BIRAK! VE ZAYIFLA” (H.L. Steward, Dr. Bethea, Dr. Andrews-endokrinoloji uzmanı-, Dr. Balart-gastroentereloji ve hepatoloji uzmanı-, Güncel Yayıncılık).
Özetin Özeti:
Eğer Montignac ve Şekeri Bırak yöntemlerini sadece birer cümleyle özetlememiz gerekseydi:
MONTİGNAC : Şeker ve şekerli gıdalar, bal, beyaz un, ekmek, makarna, pirinç yasak, yerine kepeklileri tüketilecek; mısır, patates ve havuç yasak; proteinlerle beraber, kepekli olsa da tahıllar yasak; kepekli tahıl ürünleri ve baklagillerle de yağ içeren gıdalar yasak; yeşil sebzeler her tür gıdayla limitsiz tüketilecek.ŞEKERİ BIRAK : Montignac’ta önerilen gıdalar tüketilecek; birlikte tüketilme kısıtlaması yok; yalnız miktarlarda aşırıya kaçılmayacak, öğün araları atıştırmalarıyla sık ve az beslenme prensibi uygulanacak.
( Meyveler her iki sistemde de aç karnına. )
Zaten aşağıdaki yazı bu iki kitapta anlatılan beslenme yönteminin genel bir özeti olacak.
Düşük kalorili beslenme yönteminin iflası:
Bugün tüm uzmanların ortak olarak kabul ettikleri bir olgu var: Besinleri kalori hesaplarına göre tüketerek günlük ihtiyacımızdan daha az kalori almaya başladığımızda, biraz da egzersizle, gerçekten de kısa bir süre içinde zayıflıyoruz. Derken bir duraklama dönemi başlıyor, artık ne kadar az yesek de kilo vermemeye başlıyoruz. Çünkü vücut “kıtlık alarmına” geçmiştir ve artık az kalori alsak da, metabolizma yavaşladığından, yediklerimiz yağ olarak depolanmaya devam etmektedir! Biz inatla daha da az yesek bile vücut derhal önlemini alacaktır, sürekli bir kısmını depolamaya devam edecek ve ne yesek yaramaya başlayacaktır! Artık kilo vermek için kalorileri iyice düşürmeye ihtiyaç duyulmaktadır, ama her seferinde kilo vermeye karşı gittikçe artan bir direnç oluştuğu görülür. Zaten sürekli aç gezmenin yarattığı bezginlik, bıkkınlık, bir müddet sonra canımızdan bezdirir. Hiç bir insan çok uzun süre ihtiyacından daha az yiyerek mutlu yaşamaya devam edemez. Kaçamak yaptığı anda ise verdiklerini fazlasıyla geri aldığını görecektir. Düşük kalori sistemini uygulayan bir çok kişi bu deneyleri yaşamıştır. Vücudumuz tek bir öğün atladığımızda bile derhal savunma mekanizmasını çalıştırır ve bir sonraki öğünde mutlaka ekstra depolama ihtiyacı duyar. Bu yüzden zayıflamak isteyen kişilerin değil günlerce aç gezmek, bir öğün bile aç kalmaya müsamahaları yoktur. Hayvan deneylerinde de aynı sistem gözlenmiş, aynı miktarda yemeği tek öğün yiyen köpekler şişmanlarken, 5-6 sefere bölünerek yiyenler normal kilolarını korumuşlardır. Düşük kalori rejimlerinin bir diğer mahsuru daha vardır: Kişiler gerekli temel yağ asitleri, mineral ve vitaminlerden yoksun kalma tehlikelerine maruz kalabilir, bitkinlik ve çeşitli hastalıklarla karşılaşabilirler. Webb 1980’de;, Leibel, Rosenbaum ve Hirsch 1995’te şişmanlığa karşı yapılan diyetlerin yararsızlığını ortaya koymuştur. Gerek Michigan Üniversitesinden Prof. Gardner, gerekse de Pennsylvania Üniversitesinden Prof. Bronwell yaptıkları deneylerde düşük kalori rejiminin çöküşünü kanıtladılar. Eylül 1993’te ise Prof. Apfelbaum Uluslararası Anvers Kongresinde, “Aşırı şişmanlık tedavisinde hepimiz yanıldık mı?” sorusuna “Evet!” deme cesaretini göstermiştir
|
Yorumlar |

|
|